Years
2019
Categories
Authors
ARTICLES
Original Article
Turkish Title : Nükleer Tıp Teknisyen/Teknikerlerinin Mesleki Bilgi Seviyeleri ve Depresyon Düzeyleri Arasındaki İlişki
Fatih Emre Tutarlı,Zeynep Gümüş,Hüseyin Ünübol,Hüseyin Ozan Tekin
JNBS, 2019, 6(3), p:181-186
This study, nuclear medicine techniques and the aim of this course is to examine the connection between the level of
Professional knowledge of physicions and levels of depression. The data is applied in the province of İstanbul, nuclear
medicine operator and technicions, based on volunteerism; the results of this study were obtained by applying the knowledge
form of nuclear medicine workers, Minessota job Satisfaction Scala, Beck Depression Scale, Intolerance to Uncertainty
Scale and Demografhic İnformation Form, the relationship between the lack of knowledge and uncertainty, the relationship
between uncertainty and stress and depression, a significant negative correlation was found between the levels of depression
and Professional knowledge of nuclear medicine operator and technicions. The activities and activitities of non-govermental
organizations and professionalorganizations operating in our country to increase their Professional knowledge level and to
respond with the most current from are important for increasing the quality of life of medical radiation employees quality of
life of medical radiation employees.
Bu çalışma, Nükleer Tıp Tekniker ve Teknisyenlerinin mesleki bilgi seviyeleri ile depresyon düzeyleri arasındaki ilişkiyi
incelemeyi amaçlamaktadır. Veriler İstanbul ilinde görev yapan, Nükleer Tıp Tekniker ve Teknisyenlerine, gönüllülük esas
alınarak uygulanan; Nükleer Tıp Çalışanları Mesleki Bilgi Anketi, Minessota İş Doyum Ölçeği, Beck Depresyon Ölçeği,
Belirsizliğe Tahammülsüzlük Ölçeği ve Demografik Bilgi Formu uygulanarak elde edilmiştir. Bilgi eksikliğinin belirsizlikl olan ilişkisi, belirsizliğin stresle ve depresyonla olan ilişkileri incelendiğinde, Nükleer Tıp Tekniker ve Teknisyenlerinin depresyon düzeyleri ile mesleki bilgi sevileri arasında anlamlı düzeyde negatif bir ilişki bulunmuştur. Ülkemizde faaliyet
gösteren sivil toplum kuruluşları ve mesleki örgütlenmelerin, çalışanların mesleki bilgi seviyesinin artışına yönelik
planlamalar yapması ve ihtiyaçlara en güncel haliyle karşılık vermesi, medikal radyasyon çalışanlarının yaşam kalitelerini
arttırabilmesi açısından önem taşımaktadır.
Original Article
Turkish Title : Radyoterapi Teknikerlerinin Mesleki Bilgi Seviyesi ve Çalışma Koşulları ile Depresyon Arasındaki İlişki
Sema Arıtürk,Zeynep Gümüş,Nuran Akyurt,Hüseyin Ünübol,Hüseyin Ozan Tekin
JNBS, 2019, 6(3), p:187-191
The main purpose of this study, the aim of this course is to evaluate the professional knowledge level of radiotherapy technicians
and the effect of working conditions on depression according to sociodemographic characteristics and to investigate whether
there is a relationship between them. The sample of the study consists of radiotherapy technicians who work in hospitals
with a bed capacity of 50 and over in İstanbul and nursing program of Health Services Vocational High School Radiotherapy
Program. In the study, data was collected in 45 radiotherapy technicians; Beck Depression Scale, World Health Organization
Quality of Life Scale Short Form, Minnesota Job Satisfaction Scale and Radiotherapy Technician’s Occupational Knowledge
Level and sociodemographic characteristics of radiotherapy technician. The level of professional knowledge of radiotherapy
technicians with low depression scores was found to be significantly higher. There was a statistically significant difference
between the quality of life quality and physical field scores of the technicians who has administrative duty and their nonadministrative
technicians. Data show that the level of depression decreases as professional knowledge in radiotherapy
technicians, and there is a difference between future anxiety and quality of life scores. Increasing the level of professional
knowledge in healthy institutions, quality and job satisfaction, as well as causing the stress of work is important to eliminate
the stress of work.
Bu çalışmanın amacı, radyoterapi teknikerlerinin mesleki bilgi düzeyi ile çalışma koşullarının depresyona etkisini,
sosyodemografik özelliklere göre değerlendirmek ve aralarında bir ilişki olup olmadığını incelemektir. Araştırmanın
örneklemini İstanbul ilinde faaliyet gösteren 50 ve üstü yatak kapasitesine sahip hastanelerde görev yapan radyoterapi
teknikerleri ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Radyoterapi Programı son sınıf öğrencileri oluşturmaktadır.
Araştırmada veriler toplam 45 radyoterapi teknikerine; Beck Depresyon Ölçeği, Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalitesi Ölçeği
Kısa Formu, Minnesota İş Doyumu Ölçeği ve radyoterapi teknikerinin mesleki bilgi seviyesi ile sosyodemografik özelliklerine
yönelik soruların bulunduğu Radyoterapi Teknikeri Anket Formu uygulanarak toplanmıştır. Depresyon puanları düşük olan
radyoterapi teknikerlerinin mesleki bilgi düzeyleri anlamlı düzeyde yüksek bulunmuş ve idari görevi olan teknikerler ile
idari görevi olmayan teknikerlerin yaşam kalitesi puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu saptanmıştır.
Veriler radyoterapi teknikerlerinde mesleki bilgi seviyesi arttıkça depresyon düzeyinin düştüğünü ve çalıştıkları pozisyona
göre gelecek kaygısı ve yaşam kalitesi puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğunu göstermektedir. Sağlık
kurumlarında mesleki bilgi düzeyinin yükseltilmesi, hizmet kalitesi ve iş doyumunun sağlanmasının yanı sıra depresyona
neden olabilen iş stresinin giderilmesi için önem taşımaktadır.
Original Article
Turkish Title : Yaygın gelişimsel bozukluk tanılı ilköğretim öğrencilerinde duygu ayarlama ve sosyal becerilerin incelenmesi
Saadet Aybeniz Yıldırım,Melek Gözde Luş,Habib Erensoy
JNBS, 2019, 6(3), p:192-196
The aim of this study is to investigate the relationship between emotional adjustment and social skills and the relationship between parents’ socio-demographic characteristics in primary school students with Autism Spectrum Disorder (ASD). The sample of the study consisted of 60 elementary school students, 30 normal developmental and 30 diagnosed with ASD who were educated in primary schools, who were their parents allowed and accessible. For personal information “personal information form”, for social skills, “Marmara Social-Emotional Adjustment Scale” and for emotion adjustment skills “emotion regulation scale” were applied in this study. In the analysis of the obtained data, two independent samples t test, ANOVA test and Pearson correlation techniques were used. According to the findings of the study, primary school students diagnosed with ASD had moderate emotion adjustment and social skills. It was concluded that the emotional adjustment and social skill level of the children diagnosed with ASD did not show a significant difference to the class of the child, mother’s level of education, maternal marital status and maternal working status; social skill level is significantly associated with the child’s age. In the study, a positive and significant relationship was found between emotion adjustment and social skill level and the results were found to be generally parallel to the literature.
Bu çalışmanın amacı, yaygın gelişimsel bozukluk tanılı ilköğretim öğrencilerinde duygu ayarlama, sosyal beceri düzeyi, aralarındaki ilişki ve duygu ayarlama ve sosyal beceri düzeyinin ebeveynlerin sosyo-demografik özellikleri ile ilişkisinin incelenmesidir. Araştırmanın örneklemini ilköğretim okullarında öğrenim gören, araştırmacının ulaşabildiği ve velilerin izin verdiği 30 normal gelişim gösteren ve 30 yaygın gelişimsel bozukluk tanılı olmak üzere 60 ilköğretim öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışmada kişisel bilgiler için “Kişisel Bilgi Formu”, sosyal beceri düzeyi için “Marmara Sosyal-Duygusal Uyum Ölçeği”, duygu ayarlama düzeyini belirlemek için “Duygu Ayarlama Ölçeği” uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde bağımsız iki örneklem t testi, ANOVA testi ve Pearson korelasyon tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre, yaygın gelişimsel bozukluk tanılı ilköğretim öğrencilerinin duygu ayarlama ve sosyal becerileri orta düzeydedir. Yaygın gelişimsel bozukluk tanılı çocukların duygu ayarlama ve sosyal beceri düzeyinin çocuğun bulunduğu sınıf, anne öğrenim düzeyi, anne medeni durumu ve anne çalışma durumuna göre anlamlı farklılık göstermediği; sosyal beceri düzeyinin çocuğun yaşı ile ilişkili olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Çalışmada ayrıca duygu ayarlama ve sosyal beceri düzeyi arasında pozitif yönlü ve anlamlı ilişki tespit olup elde edilen bulguların literatür ile genel olarak paralellik gösterdiği sonuçlarına ulaşılmıştır.
Original Article
Turkish Title : 50 yaş ve üstü sağlıklı yetişkinler için semantik akıcılık testinin değerlendirilmesinde demografik değişkenlerin yordayıcı etkisi
Asli Aslan,Çiğdem Kudiaki,Dilem Dinc
JNBS, 2019, 6(3), p:197-205
Semantic fluency tests are frequently used both in clinical and experimental studies with the purpose of assessing cognitive functions. Since demographic variables have quite an explanatory effect on cognitive functions, this study aims to investigate the predictor power of the demographic variables on semantic fluency scores. 389 healthy adults aged between 50and84 who had education up to24years participated in the study. The participants were asked to produce as many names as possible in one minute. When the results are examined, it has been observed that as the education increased, so did the number of words. Also as age increased, the number of words decreased. The education has been found to be effective on categorical error. The findings that have been acquired from this study demonstrate that education and age have an explanatory effect on these tests. Therefore, it will be important to take these variables into consideration when these tests, which are frequently used in clinics, are carried out for an accurate cognitive assessment.
Semantik akıcılık testleri, bilişsel işlevleri değerlendirmek amacıyla hem klinik hem de deneysel çalışmalarda sıklıkla kullanılmaktadır. Demografik değişkenlerin bilişsel işlevler üzerinde bir etkisi olduğu için bu çalışma, demografik değişkenlerin semantik akıcılık puanları üzerindeki yordayıcı gücünü araştırmayı amaçlamaktadır. Çalışmaya, yaşları 50 ile 84 arasında değişen, aldıkları eğitim süreleri en fazla 24 yıl olan, 389 sağlıklı yetişkin katılmıştır. Katılımcıların semantik akıcılığını değerlendirmek amacıyla İsim-Hayvan testi uygulanmıştır. Bu testte katılımcılardan bir dakika içinde mümkün olduğunca çok isim üretmeleri istenmiştir. Sonuçlar değerlendirildiğinde, eğitim süresi arttıkça, ürettikleri kelime sayısının da arttığı görülmüştür. Ayrıca katılımcıların yaşları artarken, ürettikleri kelime sayısının azaldığı gözlenmiştir. Bu çalışmadan elde edilen bulgular, eğitim ve yaşın bu testler üzerinde açıklayıcı bir etkisi olduğunu göstermiştir. Bu nedenle, kliniklerde sıklıkla kullanılan bu testlerin doğru bilişsel değerlendirme amacıyla yapılabilmesi açısından, bu değişkenlerin dikkate alınması önemlidir.
| ISSN (Print) | 2149-1909 |
| ISSN (Online) | 2148-4325 |
2020 Ağustos ayından itibaren yalnızca İngilizce yayın kabul edilmektedir.

