ARTICLES
Original Article
Vision: A Systems Neuroscience Perspective
Turkish Title : Görme: Sistemsel sinirbilimi bakış açısı
Hulusi Kafaligonul
JNBS, 2014, 1(2), p:21-26
The visual system is the most studied part of the cortex, providing a basis for understanding not only visual processing per se but also the fundamental operations of the brain in general. Significant progress has been made in understanding neural structures sensitive to different visual attributes such as form, surface brightness, color and motion. Here, the basic neural structures and processing pathways for these visual features are reviewed. Dysfunctions in these processing pathways lead to deficits in the perception of different aspects of a visual object. In recent years, there is a growing interest in applying accumulated knowledge in vision science to investigate altered neural structures and abnormal perceptual processing observed in neurological disorders. Key issues and clinical studies are also discussed within the context of visual feature processing.
Görsel sistem korteksin en çok incelenen parçasıdır.Bu durum görsel sistemin sadece görmenin temelindeki sinirsel işlemler hakkında değil beynin genel çalışma prensiblerini anlamaya dayalı bir temel teşkil etmesinden kaynaklanmaktadır. Şu ana kadar farklı görsel özelliklere (örneğin şekil, yüzey aydınlığı, renk, hareket) duyarlı sinirsel yapıları anlamaya yönelik çok önemli ilerleme kaydedilmiştir. Bu makalede, görsel özelliklere duyarlı temel sinirsel yapılar and işlevsel yollar gözden geçirilmiştir. Herhangi bir işlevsel yoldaki fonksiyonel bozukluk farklı görsel özelliklerin algısında eksikliklere yol açmaktadır. Son yıllarda, görsel bilimdeki bilgi birikimini nörolojik bozukluklarda rastlanan sinirsel yapı değişikliği ve buna dayalı anormal algısal işlemleri anlamada kullanmaya yönelik artan bir ilgi bulunmaktadır. Bu yönde gerçekleştirilmiş kilit konular ve klinik çalışmalar da görsel özellik işlemesi bağlamında tartışılmaktadır.
Original Article
Turkish Title : Genç türk basketbol oyuncularında SLC6A4 promotor polimorfizminin analizi
Korkut Ulucan,Sevim Yalcin,Berkay Akbas,Fırat Uyumaz,Muhsin Konuk
JNBS, 2014, 1(2), p:37-40
The serotonin transporter (5-hydroxytryptamine transporter, 5- HTT) gene (SLC6A4) is considered to be one of the most important candidate genes for genetic involvement in psychiatric conditions like anxiety, self- confidence and motivation. In the present study, we aimed to analyze the distribution of SLC6A4 promoter long and short (L and S, respectively) polymorphism in young Turkish basketball players. We enrolled 24 players in the study, 17 were females and 7 were males. 12%, 35% and 53% of the females had SS, LS and LL genotype, respectively; whereas 28,5% of the males had SS and the same percentage of them had LS, and 43% had LL genotype. When we examined the allelic counts, L allele was recorded as 71% in females and 57% in males; S allele was 29% in females and 43% in males. Our results were in agreement with the previous ones, indicating the presence of L allele in individuals dealing with sport. We suggest that SLC6A4 promoter analysis is important for genetic counseling for the individuals who are prone to be successful in sports.
Serotonin taşıyıcı (5- hidroksitriptamin taşıyıcı, 5-HTT) geni (SLC6A4), anksiyete, kendinden eminlik ve motivasyon gibi psikolojik durumlara genetik yatkınlıklara neden olabilecek en önemli genlerden biri olarak nitelendirilmektedir. Bu çalışmada, genç Türk basketbol oyuncularında SLC6A4 geninin promotor bölgesi uzun ve kısa (sırasıyla L ve S) polimorfizminin dağılımını analiz etmeyi amaçladık. Çalışma da 17’ si kıs, 7’ si erkek 24 kişi dahil olmuştur. 17 kız basketbolcunun sırasıyla %12, %35 ve %53’ ü SS, LS ve LL genotipindedir, erkek basketbolcuların ise %28.5’ inin genotipleri SS ve LS, %43’ ünün de LL olarak bulunmuştur. Allel sayıları incelendiğinde L alleli kızlarda %71, erkeklerde %57; S alleli de kızlar da %29 ve erkeklerde %43 olarak bulunmuştur. Sonuçlarımız, sporla uğraşan bireylerde L allelinin bulunmasını destekleyen önceki çalışmaları desteklemektedir. Sonuçlarımıza dayanarak başarılı sporcu olma potansiyali olan bireylere genetik danışma verilmesinde SLC6A4 promotor bölgesinin genotiplenmesini önermekteyiz.
Original Article
Transmitter-mediated action of neuromedin S on Passive avoidance learning in rats
Turkish Title : Sıçanlarda transmiter aracılı nöromedin S’in pasif kaçınma öğrenme etkisi
Gyula Telegdy,Zsolt Bagosi,Miklós Jaszberenyi
JNBS, 2014, 1(2), p:41-46
The possible involvement of different neurotransmitters in the action of neuromedin S (NMS) in the memory consolidation of passive avoidance behavior was studied by pretreating rats with different receptor blockers which alone did not change the test. The involvement of cholinergic, dopaminergic, adrenergic, serotonergic, opiate and GABA-ergic receptors and nitric oxide was tested. The animals were pretreated with the non selective muscarinic acetylcholine receptor antagonist, atropine, the non selective β-adrenergic receptor antagonist phenoxybenzamine, the β-adrenergic receptor antagonist propranolol, the D2, D3, D4 dopamine receptor antagonist haloperidol , the non selective 5-HT2 serotonergic receptor antagonist cyproheptadine, the nonselective opioid receptor antagonist naloxone,. the γ-aminobutyric acid subunit A (GABA-A) receptor antagonist bicuculline, or the nitric oxide synthase inhibitor nitro-L-arginine. Atropine, haloperidol, phenoxybenzamine, propranolol, cyproheptadine, naloxone and nitro-Larginine prevented the effects of NMS on passive avoidance learning. Bicuculline did not change the effects of NMS. The results demonstrate that muscarinic acetylcholine, α- and β- adrenergic, dopaminergic , 5-HT2 serotonergic and opioid receptors and nitric oxide are involved as mediators. In the action of NMS on the consolidation of passive avoidance learning
Tek başına testi değiştirmeyen farklı reseptör blokerleri ile önceden muamele edilmiş sıçanlarla, pasif kaçınma davranışının bellek konsolidasyonunda yer alan nöromedin S (NMS) aksiyonuna farklı nörotransmiterlerin olası katılımları çalışılmıştır. Kolinerjik, Dopaminerjik, Adrenerjik, Serotonerjik, Opiat ve GABA-erjik reseptörlerin ve nitrik oksit katılımı test edilmiştir. Hayvanlara önceden non- selektif muskarinik asetilkolin reseptörü antagonisti atropin, non-selektif α-adrenerjic reseptör antagonisti fenoksibenzamin, β-adrenerjic reseptör antagonisti propranolol, D2, D3, D4 dopamin reseptör antagonisti haloperidol, non-selektif 5HT2 serotonerjik reseptör antagonisti siproheptadin, nonselektif opioid reseptör antagonisti nalokson, γ-aminobütirik asit altbirimi A (GABA-A) reseptör antagonisti bikukulin veya nitrik oksit sentez inhibitörü nitro-L-arjinin ile muamele edilmiştir. Atropin, haloperidol, fenoksibenzamin, propanolol, siproheptadin, nalokson ve nitro-L-arjinin, NMS’nin pasif kaçınmalı öğrenme üzerindeki etkilerini önlemiştir. Bikukulin NMS’nin etkilerini değiştirmemiştir. Sonuçlar muskarinik asetilkolinin, α- ve β- adrenerjik, dopaminerjik, 5-HT2 serotonerjik ve opioid reseptörlerin ve nitrik oksitin pasif kaçınmalı öğrenmenin konsolidasyonunda NMS aksiyonuna mediyatör olarak katıldığını göstermiştir.
| ISSN (Print) | 2149-1909 |
| ISSN (Online) | 2148-4325 |
2020 Ağustos ayından itibaren yalnızca İngilizce yayın kabul edilmektedir.

