JNBS
Üsküdar Üniversitesi

ARTICLES

Original Article

Relation of Attention-Deficit/Hyperactivity Disorder Symptoms and Increased Accidents in Airport Workers

Turkish Title : Havalimanı Çalışanlarında Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu Belirtileri İle Artmış Araç Kazası Riski İlişkisi

Özlem Çapan Özveren,Hüseyin Ünübol,Gökben Hizli-Sayar
JNBS, 2017, 4(1), p:2-7

DOI : 10.5455/JNBS.1493200580

Attention-Deficit/Hyperactivity Disorder (ADHD) is a chronic and debilitating disorder characterized by inattentiveness and impulsiveness, the most commonly encountered symptoms of hyperactivity. Adults with ADHD can suffer performance loss and loss of employment. It has been determined that individuals with ADHD have difficulty driving. Hypothesis of the research was that “the airport workers with a history of workplace driving accident have higher level of symptoms of ADHD, compared to the workers without a history of workplace driving accidents”. A total of 138 accidents involving vehicles occurred between 2012 and 2014 at Havaş, where the research was conducted. The research participants were given a questionnaire (study group was 110 workers involved in an accident; control group was 111 workers, matched with the study group for sex and age, although they were not involved in an accident) comprising Adult ADHD Self-Report Scale (AASRS) and Adult ADHD DSM-IV Based Diagnostic Screening and Rating Scale (A-ADHDS). Using these scales, the participants were evaluated with respect to their accident status, performance, attendance and demographics. Diagnosis of ADHD was encountered only one employee in study group. A-ADHDS Hyperactivity subscale score was found to be significantly higher in study group compared to control group. Scores of the other subscales of A-ADHDS and AASRS found to be similar in groups. These results suggest that although there found to be no significant differences in rates of ADHD diagnosis in workers with a history of driving accident and the control group; the former may have higher rates of hyperactivity symptoms. Informing the workers and the employers about the effects and consequences of ADHD symptoms in workplace, screening the symptoms of ADHD in those to be employed in critical areas requiring driving skills might decrease the risk of workplace accidents.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), hiperaktivitenin yaygın belirtileri olan dikkatsizlik ve dürtüsellik ile tanımlanan, kronik ve yeti yitimine sebep olan bir bozukluktur. DEHB’li yetişkinler yaptıkları işlerle performans ve iş kayıpları yaşayabilirler. DEHB’li kişilerin sürüş zorlukları olduğu tespit edilmiştir. Bu araştırmanın hipotezi “araç kazası yapmış olan havalimanı çalışanlarının DEHB puanları, araç kazası yapmamış olanlara kıyasla daha yüksektir” olarak belirlenmiştir. Çalışmanın yapıldığı Havaş’ta 2012-2014 yılları arasında toplam 138 araç kazası gerçekleşmiştir. Kaza yapanlardan araştırmaya katılmayı kabul eden 110 personele ve onlarla yaş ve cinsiyet bakımından eşleştirilmiş kaza yapmamış personelden oluşan 111 kişilik kontrol grubuna Erişkin Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Öz Bildirim Ölçeği (EDHÖ) ve DSM-IV’e Dayalı Erişkin DEB/ DEHB Tanı ve Değerlendirme Envanteri (E-DEHB) uygulanmıştır. Katılımcılar, ölçek maddeleri ile kaza yapma durumu, performans, devam durumları ve demografik açıdan incelenmiştir. Araştırmada kaza yapanlar arasında DEHB tanısı alan bir kişiye rastlanmıştır. Kaza yapan grupta kontrol grubuna kıyasla E-DEHB Aşırı Hareketlilik alt ölçek toplam puanının anlamlı derecede daha yüksek olduğu, diğer alt ölçek puanlarında ise bir farklılık olmadığı saptanmıştır. Bu sonuca göre kaza yapan ve yapmayan havalimanı çalışanlarında DEHB tanısı bakımından farklılık bulunmamakla birlikte kaza yapanların aşırı hareketlilikle ilgili belirtileri daha yüksek oranda gösterdikleri düşünülmektedir. DEHB’nin belirtileri, çalışma yaşamına etkisi ve sonuçları konusunda çalışanlar ve yöneticilerin bilgilendirilmesi; sürücülük becerisi gerektiren kritik işlerde çalışacak olan kişilerde DEHB belirtilerinin taranması kaza oranını azaltabilecektir.


Original Article

Recognition Memory Impairment and The Role of DMSO, ALA and Vitamin C During Traumatic Brain Injury in Albino Rats

Turkish Title : Tanıma Hafızası Bozukluğu Ve Albino Sıçanlarındaki Travmatik Beyin Yaralanmaları Esnasında Dmso, Ala Ve C Vitaminin Rolü

Bulama Ibrahim,Lawan Suleiman Bilbis,Abdullahi Yahaya Abbas,Nasiru Suleiman,Kassim Ibrahim
JNBS, 2017, 4(1), p:8-12

DOI : 10.5455/JNBS.1479979187

Expression of cognitive and functional disorders is a common clinical development of traumatic brain injury (TBI) that is essentially determined by the site and severity of the insult. The present study sought to examine the effects of closed-head TBI on memory in albino rats, in order to further examine the potential efficacy of an acute antioxidants treatment with Dimethyl Sulfoxide (DMSO), Vitamin C and Alpha μ- lipoic acid (ALA). The rat model of closed-head injury by weight drop method was applied on anesthetized rats. The treatment protocol included single oral administration of DMSO, Vitamin C and ALA in three different doses (22.5, 45 and 67.5 mg/kg) 1hr post-TBI and continued for two weeks. The Novel Object Recognition Test as well as the Modified Neurological severity score (mNSS) were employed to assess post-TBI memory and neurological function respectively. Our results revealed a recognition memory deficit that was significant 7 days after TBI up to 14 days post-TBI. Most importantly, DMSO, Vitamin C and ALA were able to attenuate the memory impairment by TBI. The mNSS of the treated groups decreased significantly than the non-treated group in the first and second week. Conclusively, the use of antioxidants can help in the management of TBI by reducing oxidative stress and improving cognitive function.

Bilişsel ve işlevsel bozukluklar, esasen hasarın meydana geldiği bölge ve şiddetine bağlı olarak belirlenen travmatik beyin yaralanmasının (TBI) yaygın görülen bir klinik gelişmesi olarak ifade edilebilir. Mevcut çalışma, Dimetil Sülfoksit (DMSO), C vitamini ve Alfa lipoik asit (ALA) içerikli bir akut antioksidan tedavisinin potansiyel etkinliğini daha derinden inceleyebilmek adına kapalı kafa travmatik beyin yaralanmasının albino sıçanlarının hafızaları üzerindeki etkilerini araştırmayı amaçlamaktadır. Ağırlık düşürme yöntemiyle kapalı kafa yaralanmasının sıçan modeli uyuşturulmuş sıçanlar üzerinde uygulandı. Tedavi protokolü, travmatik beyin yaralanmasından bir saat sonra DMSO, C vitamini ve ALA’nın üç farklı doz halinde (22.5, 45 ve 67.5 mg/kg) ve tek seferde ağızdan alınmasını öngörmüştür. Travmatik beyin yaralanması sonrası sırasıyla mevcut hafızayı ve nörolojik işlevi değerlendirmek üzere Değiştirilmiş Nörolojik Şiddet Skorunun (mNSS) yanı sıra Yeni Nesne Tanıma Testi uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlar, travmatik beyin yaralanmasını takip eden yedi ila on dört gün boyunca önemli ölçüde tanıma hafızası eksikliğini ortaya çıkarmıştır. Daha da önemlisi; DMSO, C vitamini ve ALA, travmatik beyin yaralanmasından kaynaklı hafıza bozukluğunu azaltma eğilimi göstermiştir. Müdahalede bulunulan deney guruplarına ait Değiştirilmiş Nörolojik Şiddet Skoru’nda (mNSS) müdahale edilmeye guruptakilere nazaran birinci ve ikinci haftada önemli ölçüde düşüş gözlenmiştir. Sonuç olarak antioksidan kullanımı, oksidatif stresi azaltarak ve bilişsel işlevi geliştirerek travmatik beyin yaralanması tedavisine katkıda bulunabilir.


Original Article

Does Recollection Occur Unintentionally? An ERP Study.

Turkish Title : Detaylı Hatırlama İstemsiz Olarak Gerçekleşir Mi?

Rahmi Saylik
JNBS, 2017, 4(1), p:13-18

DOI : 10.5455/JNBS.1489763028

This study is aimed to investigate whether memories can be recollected unintentionally. To investigate this, electroencephalographic activity (EEG) was recorded from 64 electrodes. Participants performed recognition tasks which consisted of celebrity names in an implicit way. They were asked to decide whether the presented celebrity names were actor/actress or not while event-related potentials (ERPs) recordings were taking place. In the study, ERP results from old names and new names were compared. In this comparison two effects, which were mid-frontal old/new effect (300-500 ms) and parietal old/new effect (500-800 ms), were set. The results show that old names triggered higher activation over a late left lateralized central and left parietal old-new effect (500- 800 ms) during implicit task performance. The results indicated that memory can be retrieved unintentionally and this retrieval may be associated with recollection.

Bu çalışma, anıların istemsiz olarak hatırlanmasının mümkün olup olmadığını araştırmayı amaçlamaktadır. Bunu araştırmak için Elektroensefalografik aktivite (EEG) 64 elektrottan kaydedildi. Katılımcılar, ünlülerin isimlerden oluşan tanıma görevlerini örtük biçimde gerçekleştirdiler. Sunulan ünlü isimlerinden aktör / aktris olup olmadığına, olaya ilişkin potansiyeller (ERP) kayıtları yapılırken karar vermeleri istendi. Bu çalışmada, eski ve yeni isimlerin ERP sonuçları karşılaştırıldı. Bu karşılaştırmada, orta önlü eski / yeni efekt (300-500 ms) ve parietal eski / yeni efekt (500-800 ms) olan iki efekt belirlendi. Sonuçlar, eski adların örtük görev performansı sırasında sol yanal merkezli ve sol parietal eski-yeni efekt (500-800 ms) üzerinde daha yüksek aktivasyona neden olduğunu göstermektedir. Sonuçlar daha önce hafızada kaydedilmiş bilginin istemsiz olarak geri getirilebildiğini ve bu geri getirme durumunun detaylı hatırlama ile ilişkili olabileceğini gösterdi.


ISSN (Print) 2149-1909
ISSN (Online) 2148-4325

2020 Ağustos ayından itibaren yalnızca İngilizce yayın kabul edilmektedir.